Geniş yüreklerinden ince salkım söğüt
Gölgesinden bin zenginlik devşiren yörük
Akardı gözlerini diktiğinde serin suya
Serin, derdi. Yorulduk, göçe daha var.
Soldan geçiyordu sağa yazım gibi yavaş
Mor deve önünde yazın al yanak kızlar
Nedir onları böyle ova-dağ arası uzatan
Gözyaşları mı sevdiğimin yanaklarını kızartan.
Göç sürdükçe sürüler önünde kabarık halim
Akşama değgin sırlarını yayla tuta tuta
Bende ne ipek sesi ne deniz hevesi
Ben bunlara kin tutarak buldum sesimi.
Yaz beni iklimlerine hüzünden içi devingen yas!
Ne varsa yaslanacak anılarımıza
Dalarak kör-budak yerleri kimi acı
Kimi çadır içlerini hatırlayacak kadar güzel yazmalı.
25 Kasım 2006 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder